Kızılyaka, Karaman

kizilyaka_tanıtım_sayfa
Kızılyaka Köyü Karaman Merkez’in batısında ve Merkeze 35 km uzaklıkta olup 1382 metre yükseltide Hacıbaba Dağı’nın güney eteklerinde kuruludur.

Kızılyaka Köyü Karaman Merkez’in batısında ve Merkeze 35 km uzaklıkta olup 1382 metre yükseltide Hacıbaba Dağı’nın güney eteklerinde kuruludur. Kuzeyinde Kazımkarabekir, Güneyinde Bozkandak ve Damlapınar, Batısında Muratdede, Doğusunda ise Başkışla köyü bulunmaktadır.  Kızılyaka Köyünün nüfusu; 1874 yılında 298, 1895 yılında 491, 1904 yılında 595, 1922 yılında 103 hanede 429 kişi, 1925 yılında 520, 1950 yılında ikiye katlayarak 1084, 1960 yılında 1245 olmuştur. Bu tarihten sonra şehre ve yurtdışına başlayan göçle birlikte nüfuslarda azalma başlamıştır. 1970 yılında 1207, 1980 yılında 723, 1990 yılında 506 ve 2014 yılında ise; 177 erkek, 178 kadın, toplam 355 nüfusu bulunmaktadır. 

Kızılyaka köyünün kuruluşu çok eskilere dayandığı rivayet edilmekte olup, yalnız tarihi hakkında kesin bilgiler mevcut değildir. Köydeki büyüklerinden alınan bilgilere göre; ilk kuruluşunda 30-40 hane ve Yörük olduğu bilinmektedir. Köyün Cumhuriyet sonrası tarihi itibariyle bakıldığında 1929 yılında Jandarma Karakolu kurulmuş ve halen hizmet vermektedir. Başkışla köyünde bulunan nahiyelik 1936 yılında bu köye verilmiştir. Bölgemizde bulunan köyler Nahiye Müdürlüğü idaresindeydi. Daha sonraki yıllarda Türkiye çapında nahiyeliklerin kaldırılması ile birlikte bu statüden çıkmış, yalnız bölge köyleri arasında Merkez köy olma özelliği devam etmektedir. 

Yrd. Doç. Dr Ali Güler, “Atatürk’ün Soyu Kızıl Oğuzlar ve Konyarlar” adlı araştırmasında bu köyümüz için şu tespitlerde bulunmuştur. “Kızılyaka, Karaman’da Kızıl Oğuz Yörüklerinin yerleştiği ikinci köydür. Köyün tarihi Türkler Anadolu’ya gelmeden çok öncelere dayanmakta Roma dönemine kadar gitmektedir. Kızıl Oğuzların yerleşmesi ile köy Türk yerleşimine açılmıştır. Tarih içinde köyün nüfusunda gayrimüslim nüfusun bulunmaması, Anadolu’nun Türkler tarafından fethinde sıkça görüldüğü gibi, Kızılyaka’nın da Türk yerleşimi öncesinde boşaldığını göstermektedir.” Bu tespitlere göre köy Anadolu’nun ve Rumeli’nin Türkleşmesinde büyük rol oynamış bulunan Kızıl Oğuz Yörüklerindendir. Atatürk’ün baba tarafından soyu da Kızıl Oğuz Yörüklerine dayanmaktadır.

Kızıl Oğuzlar veya Kocacık oymak, aşiret ve cemaatlerinden Karaman ve yöresine yerleşmiş olanlar şunlardı: Kızıl-ışıklı, Kızıl-keçili (Havnalar), Koca-şeyhli, Kızıl, Kızıl-ahmedli, Kızıl-ali, Kızıl-ali Tohdemirli, Kızılca, Kızılca-köy, Kızıl-isa, Kızıl-kilise, Kızıl-koyunlu, Kızıllar, Kızıllı, Kızıl-muradlı, Koca-beğ, Koca-beğli, Kocac, Kocacık, Kocacıklı, Kocaman, Kocamanlı.1530 yılı kayıtlarında Larende (Karaman) Livası’nda bulunan yerleşim yerleri: Kızıl-kilise (Larende), Kızıl-öz (Kızıl-yer/Belviran), Kızıl-yaka (Belviran), Kızıl-yer (Belviran), Kızılca (Belviran), Kızılca (Larende), Kızılca-ağaç (Larende), Kızılca-kışla (Larende), Kızılca-köy (Belviran), Kızılca-köy (Kaş), Kızılca-kuyu (Larende), Kızılca-kuyu (Larende), Kızılca-öyük (Larende), Kızılca-öyük, Kızıllar yurdu (Larende). XVI. asırda Karaman (Larende) Kazası iki nahiyeye ayrılmıştır: “Larende Nahiyesi” ve “Kaş Nahiyesi”. Fakat bu iki nahiye ilk defa 1584 yılında ayrı ayrı tahrir edilmiştir. Bu zamana kadar Kaş Nahiyesi, Larende Kazası içinde zikredilmiştir. Bu yüzden 1518 ve 1530’da köylerin %85’i Larende Nahiyesi’ne, %15’i Kaş Nahiyesi’ne bağlı iken, 1584 tahririnde Larende Nahiyesi’ne bağlı birçok köy, Kaş Nahiyesi’ne bağlanmıştır. 1584’te köylerin %17’si Larende, %63’ü Kaş Nahiyesi’ne bağlıdır. 1518, 1530 ve 1584 tahrirlerinde Karaman Kazası’na bağlı iki nahiyenin toplam 177 adet Müslüman-Türk köyü; toplam 9 adet Müslüman-gayrimüslim ortak yaşanılan köyü bulunuyordu.Bu üç sayımda da sadece Müslüman-Türk’ün yaşadığı toplam 177 köyden 6’sına Kızıl-Oğuz Türkleri yerleşmiş idiler. Bu Kızıl Oğuz yerleşimi olan köyler ve tahmini nüfusları aşağıda tabloda gösterilmiştir. 

1844 yılı Temettuat Defterinde Gaferiyad’a bağlı 78 hanede 190 erkek nüfusu bulunmaktadır. Vergi kaydı yapılan defterde ise 72 hane bulunmaktadır. Bu alillerin lakapları ve isimleri şunlardır:  Abdülkerimoğlu Abdülkadir Efendi İmam, Ahmet Hoca’nın Köse Mustafa, Hacı Ömer’in Ahmet ve Mehmet, Molla Mehmet’in Mehmet Ali, Mustafa Fakihoğlu Köse Abdülkerim, Âşık Muratoğlu Hacı Yusuf, Hayrullah’ın Mehmet, Kellanoğlu Abdullah ve Mehmet, Bozoğlu Ahmet, Türkmenoğlu Mehmet, Şabanoğlu Musa, Koca Hüseyin, Alemdaroğlu Abdurrahman, Deli Hasan’ın Sadullah, Emrullah Kethüda, Baranoğlu Abdurrahman, Kara Osman’ın Abdurrahman, Himmet’in Ahmet,Emir Abdurrahman’ın Abdullah, Gedik Mustafa,Göçer İsmail, Kara Abdurrahmanoğlu, Sakallı Mehmet, Çolak Abdullah’ın Ahmet, Topal İbrahim’in Abdullah, Çolak Hüseyin’in İsmail, Topal Mehmet’in İsmail, Hacı Ömer, İmamoğlu Mehmet, Molla Ali’nin Ahmet, Gül Ahmet’in Abdullah, Abdullah’ın Hüseyin, Topuzoğlu Mustafa, Topal Ali’nin Mustafa, Baranoğlu Halil, Kör Ömer’in Ahmet, Balta Mehmet’in Hüseyin, Sivri Abdullah’ın Mehmet, Topuzoğlu Abdülkerim, Topal Hasan, Çolak Mustafa, Yağlıkçı Ali’nin Mehmet, Deli Ali’nin Hasan, Eyup Ali’nin Hasan, Demirci Sağır Ahmet, Cırık Ahmet, Baranoğlu Ahmet,Çelebinin Mehmet, Köse Abdullah, Koca Mehmet, Eskici Mustafa’nın İsmail, Gül Ali’nin Mehmet, Emir Halil’in Ali, Deli Ali’nin Mustafa, Taygeldi İsmail, Kellanoğlu Mustafa, Hızır Mehmet’in Mustafa, Bayrakioğlu Mehmet, Bakkaloğlu Süleyman, Molla Mustafa’nın Mehmet, Köşker Hüseyin’in Hacı Abdullah. 

Bu köyün kurulu olduğu yörenin toprağının rengi kırmızıdır. Eskiden Türkler kırmızı ya kızıl derlerdi. Bundan dolayı köyün adına yöresel özelliğinden dolayı “Kızılyaka” adı verilmiştir. Köyün sırtını verdiği 150-160 yaşındaki meşe ağaçlarının bulunduğu tarihi bir “Koruluk” mevcuttur. Kanalizasyon sistemi getirilen Karaman’ın ilk köyüdür. Köyün tüm atık suları, köyden yaklaşık 1 km uzakta bulunan, 2004 yılında faaliyete giren Türkiye’de pilot köylerde uygulanan doğal arıtma tesisine aktarılarak doğal yaşama zararsız hale getirmektedir.

Kızılyaka köyünün karşı yamacında İyyos adı verilen, bağlık, bahçelik alanda kilise olduğu söylenen eski bir bina kalıntısı vardır. Bu alan İyyos denilmesinin nedeni M.Ö. 1000 yıllarında Dorların istilası ile Anadolu’ya kaçan İyonların (Yunan) buralarda yaşadığı anlaşılmaktadır. Anadolu’da kurdukları şehirlerden birisinin adı da Hiyyos’tur. Buradaki mevkiye veya şehre adını veren İyonlarda bu adı vermişlerdir. Muhtemelen Hiyyos ismi sonradan İyyos’a dönmüş olmalıdır. Bu bölgede Roma, Erken Hıristiyanlık ve Bizans dönemi kalıntılarına sıklıkla rastlanmaktadır. Muratdede’de (Mastad) çıkan malzemeler bunun kanıtıdır. Kızılyaka Köyü sınırları içerisinde bulunan Kızılyaka Höyüğü, I.ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir.

Köyümüzün ekonomik yapısı, tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Tarım içerisinde karaman ilinde bağcılığın yaygın yapıldığı köylerden biri olup, bağcılığın yanı sıra hububat yetiştiriciliği de yapılmaktadır. 500 metre rakımdan 1800 metreye kadar çıkan yükseltilerde üç mevsim koşullarına uygun toprağı vardır. Narenciye haricinde tüm bitkilerin tarımı yapılabilmektedir. Göksu vadisinde ilk turfanda yetişen üzümleri ile son mevsimde yetişen 1500 metre yükseltideki bağlarında yetişen üzümleri köyün gelir kaynaklarının başındadır. Özellikle İsabalı (Esebalı) denilen üzümleri tat ve kokusu itibarıyla beğenilen bir üzüm çeşididir. Hayvancılıkta ağırlıklı olarak, süt inekçiliği yapılmakla birlikte besicilikte mevcuttur. Küçükbaş hayvancılıkta yapılmaktadır. Köyün Manastır denilen bir mevkisinde, 300 hektarlık alanında ağaçlandırma (Sedir, Çam, Badem ve Akasya) çalışmalarına 2004 yılında başlanmış olup halen bu çalışmalar devam etmektedir. 2004 yılında hayırsever bir köylümüzün katkılarıyla küçük bir fidanlık oluşturulmuş etrafı telle çevrilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir