Teknoloji yaşam şeklimizi değiştiriyor

teknoloji

Son yıllarda artan yeni teknoloji ve yazılım hizmetlerinin benimsenmesi, başta endüstri olmak üzere pek çok sektör için önem taşırken beraberinde bazı zorluklar da getiriyor. Bunlardan biri, yeni sistemleri mevcut sisteme entegre etmek. Diğeri ise yeni sistemin güvenliğini sağlayabilmek.

Küresel olarak 2019 yılında önceki yıla göre yüzde 15 artan IoT cihazların kullanımının, 2020 yılında daha fazla artış göstermesi bekleniyor. Ancak, IoT cihazların siber saldırı riskini de artırdığı görülüyor. Bu cihazlar arasında buzdolabından, insülin pompasına, üretim bantlarından robotlara kadar pek çok cihaz sayılabiliyor.  

Öte yandan akıllı bina, akıllı şehir uygulamaları konfor sağlarken bir yandan da bu riskleri artırıyor. Gün geçmiyor ki yeni çıkan bir film veya bir virüs adıyla yeni bir siber saldırı gerçekleşmesin. Son yaşanan salgında, Korona virüs siber saldırılara da alet oldu. Ancak saldırılara karşı korunma yöntemleri de aynı hızla geliştiriliyor. Bu sebeple siber saldırı riskinin artması IoT cihazların yaygınlaşmasını ya da akıllı kentlerin kurulmasını engelleyemiyor. Kovid 19 salgınında da gördüğümüz gibi ileri teknolojinin kentlerde kullanımı faydalı da olabiliyor. 

Salgında kullanılan IoT cihazlar, robotlar, kameralar gibi pek çok yeni sayılabilecek teknoloji aslında hastalığın yayılmasını nispeten önelmiş olabilir. Henüz hastalığın bilançosu tam olarak netleşmedi. Belki de netleştikten sonra ortaya çıkacak veriyi değerlendirecek olan uzmanlar, gelecek için daha farklı yaşam alanları tasarlayabilirler. Bu yaşam alanlarınınsa daha fazla IoT cihaz ile donatılacağı öngörülüyor. 

Akıllı kentlerde olmasını beklediğimiz internete bağlı araçlar arasında sadece otonom araçlar, akıllı sokak lambaları, kurye robotlar olmayabilir! Kovid 19’un ardından akıllı kentlere olası bir salgında devreye girecek otomatik UV ışıkları, dezenfektan sıkan drone’lar, maske dağıtan otomatlar hatta belki şehri otomatik karantinaya alan kapılar bile konulabilir.

Bunlar kulağa bilim kurgu filmi gibi gelse de daha önce yaşanan olayların günümüz dünyasını şekillendirdiğini hatırlamak gerekiyor. Savaş sonrası yapılan binalara sığınak yapma zorunluluğu getirilmiş olması da aslında benzer bir uygulamadır. 

Bu kadar fazla birbirine ve internete bağlı cihazın olduğu şehirlerde siber saldırı riskinin artacağı da tahmin ediliyor. Dolayısıyla, siber güvenliğin daha fazla önem kazanması bekleniyor. Doğru korunmuyorsanız davetsiz misafirlere kapınız aralık demektir. Endüstri 4.0 ile teknolojiyi hayatımıza entegre ederken, getirileri konusunda da bilgi sahibi olmak gerekiyor. 

Kaynak: Serap TORUN
twitter.com/seraptorun73

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir